3 Eylül 2013 Salı


İPEK ONGUN - YAŞ ON YEDİ 

Eveet , 2 hafta önce bitirebildiğim , İpek Ongun'un şirin kitaplarından bir tanesi . ' YAŞ ON YEDİ '...
Bu kitabı aldığımda arkadaşlarımdan tepki görmedim değil aslında : senin yaşın 17 mi , acaba bizim yaşımıza uygun mu vs. vs . Ama bence her kitap , başlığa göre alınmamalı öyle değil mi ? :) 
Nedense  ben kitap alırken ilk önce kapak tasarımını bakıyorum . Sonra konusuna . Böyle bir takıntım var -,-   İşte bu kitap da resimden anlaşılacağı üzere beni ilk önce kapak tasarımının o sıcak yaklaşımıyla kendine çekti .
Her neyse ...Kitapta Bahar'ın annesinin vefatı üzerine aile ortamında yaşadığı sıkıntılar , evdeki huzursuzluklar , sessizlik anlatılıyor . Bunların yanı sıra on yedi yaşında olan Bahar'ın okuldaki yaşantısı da ağırlıklı olarak yazılmış .  Okul arkadaşlarıyla her derdini paylaşan Bahar'ın tek dayanağı onlar oluyor adeta . (Zaten bana kalırsa okul da olmasa Bahar annesinin vefatının şokunu atlatamazdı :3) Çünkü annesinin vefatıyla beraber Manisa'dan gelen halası Bahar'ın daha da bunalmasına başlıca sebep. Onu geçtim babası bir garip davranıyor , onunla konuşmuyor ,sıkıntılarını paylaşmıyor ... Zaman geçtikçe doğru düzelen babası , Bahar'ın ne kadar yalnızlık çektiğini hissediyor ve artık birbirlerine yaslanmalarını , annesiz ve evde ev işlerine yardım eden biri olmadan da yaşamlarını sürdürebileceklerini farkına varıyor en nihayetinde . 
Hikayenin sonlarına doğru artık üniversite çağında olan Bahar için yeni bir hayat başlıyor . Kendi ayakları üzerinde durabileceğine dair ...

KİTAPTAN ALTINI ÇİZDİĞİM SÖZLER ; 

* Her iş olup bittikten sonra ' ben sana demiştim ' demesi kolay. 

* Yaşamı her yönüyle yaşamalı insan .

* * *  İnsanlar ne kadar kısıtlayıcı ve sıkıcı . İstediğin hiçbir şeyi yapamıyorsun.

* * *  Gençlik yaşamın en güzel dönemidir , diyeni bir bulsam , bütün hıncımı alacağım .

* Düşler böyleyken , gerçekler de onun tam tersiyken insan nasıl mutlu olabilir ? 

* * * Birden düşündü ... Ne kadar da küçük şeylerle mutlu olabiliyordu ... Sonra düzeltti : Ama küçük bir şey değil bu , küçük görünen büyük şeyler bunlar ... En azından benim için öyle ... Kim ne derse desin , benim için mutluluk bu ...


* Düşündüğünü dosdoğru söylemek güzel bir kusur. 


* İnsanı en çok üzen ilgisizlik ve sevgisizliktir .



* Uzaktan her şeyin görünüşü farklıdır . Böyle olayların aslında ne kadar acı verdiğini bir bilsen ... 


* Konuşabilmek , büyüklerin de  olaylardan etkilendiklerini saklamayıp  bizi adam yerine koymaları kuşkularını , düşüncelerini paylaşmaları ne güzel .


* * * Tanrım , bana değiştiremeyeceğim olaylara katlanabilmek için sabır , değiştirebileceklerimi değiştirmek için güç ver. Ve daha da önemlisi , bu  ikisinin arasındaki farkı ayırt edebilecek sağduyu ver . 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder