İPEK ONGUN - YAŞ ON YEDİ
Eveet , 2 hafta önce bitirebildiğim , İpek Ongun'un şirin kitaplarından bir tanesi . ' YAŞ ON YEDİ '...
Bu
kitabı aldığımda arkadaşlarımdan tepki görmedim değil aslında : senin
yaşın 17 mi , acaba bizim yaşımıza uygun mu vs. vs . Ama bence her kitap
, başlığa göre alınmamalı öyle değil mi ? :)
Nedense
ben kitap alırken ilk önce kapak tasarımını bakıyorum . Sonra konusuna
. Böyle bir takıntım var -,- İşte bu kitap da resimden anlaşılacağı
üzere beni ilk önce kapak tasarımının o sıcak yaklaşımıyla kendine çekti
.
Her
neyse ...Kitapta Bahar'ın annesinin vefatı üzerine aile ortamında
yaşadığı sıkıntılar , evdeki huzursuzluklar , sessizlik anlatılıyor .
Bunların yanı sıra on yedi yaşında olan Bahar'ın okuldaki yaşantısı da
ağırlıklı olarak yazılmış . Okul arkadaşlarıyla her derdini paylaşan
Bahar'ın tek dayanağı onlar oluyor adeta . (Zaten bana kalırsa okul da
olmasa Bahar annesinin vefatının şokunu atlatamazdı :3) Çünkü annesinin
vefatıyla beraber Manisa'dan gelen halası Bahar'ın daha da bunalmasına
başlıca sebep. Onu geçtim babası bir garip davranıyor , onunla
konuşmuyor ,sıkıntılarını paylaşmıyor ... Zaman geçtikçe doğru düzelen
babası , Bahar'ın ne kadar yalnızlık çektiğini hissediyor ve artık
birbirlerine yaslanmalarını , annesiz ve evde ev işlerine yardım eden
biri olmadan da yaşamlarını sürdürebileceklerini farkına varıyor en
nihayetinde .
Hikayenin
sonlarına doğru artık üniversite çağında olan Bahar için yeni bir hayat
başlıyor . Kendi ayakları üzerinde durabileceğine dair ...
KİTAPTAN ALTINI ÇİZDİĞİM SÖZLER ;
* Her iş olup bittikten sonra ' ben sana demiştim ' demesi kolay.
* Yaşamı her yönüyle yaşamalı insan .
* * * İnsanlar ne kadar kısıtlayıcı ve sıkıcı . İstediğin hiçbir şeyi yapamıyorsun.
* * * Gençlik yaşamın en güzel dönemidir , diyeni bir bulsam , bütün hıncımı alacağım .
* Düşler böyleyken , gerçekler de onun tam tersiyken insan nasıl mutlu olabilir ?
*
* * Birden düşündü ... Ne kadar da küçük şeylerle mutlu olabiliyordu
... Sonra düzeltti : Ama küçük bir şey değil bu , küçük görünen büyük
şeyler bunlar ... En azından benim için öyle ... Kim ne derse desin ,
benim için mutluluk bu ...
* Düşündüğünü dosdoğru söylemek güzel bir kusur.
* İnsanı en çok üzen ilgisizlik ve sevgisizliktir .
* Uzaktan her şeyin görünüşü farklıdır . Böyle olayların aslında ne kadar acı verdiğini bir bilsen ...
*
Konuşabilmek , büyüklerin de olaylardan etkilendiklerini saklamayıp
bizi adam yerine koymaları kuşkularını , düşüncelerini paylaşmaları ne
güzel .
*
* * Tanrım , bana değiştiremeyeceğim olaylara katlanabilmek için sabır ,
değiştirebileceklerimi değiştirmek için güç ver. Ve daha da önemlisi ,
bu ikisinin arasındaki farkı ayırt edebilecek sağduyu ver .


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder